İstanbul'un yüzyıllar boyunca ev sahipliği yaptığı farklı medeniyetlerin, dinlerin ve toplulukların bıraktığı somut kültürel mirası inceler. Şehrin sokaklarında, binalarında, ibadethanelerinde, çeşmelerinde ve mezarlıklarında yer alan yazılı taşları (kitabeleri) birer tarihi belge olarak ele alır.
Türkçe ve Arapça
Rumca ve Ermenice
Fransızca, İngilizce ve İtalyanca
Lehçe, Rusça, Bulgarca ve Sırpça
İbranice ve Süryanice
Hatta Ayasofya mermerlerine kazınmış olan Viking rünleri gibi sıra dışı tarihi kalıntılar.
Eser, kitabeleri yalnızca dilbilimsel olarak incelemekle kalmaz; aynı zamanda bu kitabelerin üzerinde yükseldiği tarihi yapılara can veren mimarların hikayelerini de günümüze taşır. Kentin farklı köşelerinde gözden kaçan, saklı kalmış tarihi detayları görünür kılarak okuyucuya kitabeler üzerinden alternatif bir İstanbul tarihi okuması sunar.